Ana içeriğe atla

O dilenci değildi..kanımca

  Kaldırımdan hızlı bi şekilde ilerlerken (ki yavaş ilerlediğim hiç görülmemiştir)yoldan karşıya bi amca(aksakallı dede değildi)o kalabalıkta yanıma geldi ve ''kızım bana para verir misin'' dedi..beni yakından tanıyanlar bu durumda ne kadar korkmuş olabileceğimi tahmin ederler ama size de söylüyorum evt bir an korktum onca insan içinden neden ben nedennnnnn:)tamam bunları sadece düşündüm ve amcayı kırmadım..
   Birinin sizden yardım istemesi size neler hisettiriyor bilmiyorum ama beni korkutuyor...tabiki yardıma ihitiyacı olan birinin olması acı ama eğer yardımcı olabilyorsanız bunun mutluluğunu hiç birşeyle kıyaslayamıyorsunuz...Hoş birşey yardımcı olabilmek huzur verici..neyse konuyu kısa tutmalıyım zira ne ben ne de okuyan sıkılmasın...
 
  Ben diyorum ki sizden biri gelip para isterse verin(cçngne değilse tabi:)

Yorumlar

NoEngel dedi ki…
Sevgili DBP,
İhtiyacı olana para vermeye teşfik etmek güzelde.Bu işi sırf zenginlik kaynağı olarak kullananlarda var.Geçen haberlerde dilencinin cebinden yeni parayla 3 bin lira çıkmıştı. Elma ile armutu karıştırmamak lazım.Ama bizde insan sarrafı değiliz ki hangisinin ihtiyacı var veya yok diyebilelim.Ayrıca gerçekten ihtiyacı olan birisi sokakta gelipte sizden para isteyemez.Çünkü gururuna,onuruna yediremez.
Sevgiyle ve sağlıcakla kal..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…