Ana içeriğe atla

sevgili günlük!!

teknoloji karşıtı biri değilim ama taraftarı da olduğum söylenemez..ben teknolojin taraflı olduğunu düşünüyorum..dünyanın bir bölümü teknolojiyle çağ atlarken diğer tarafta insanlar bi lokma yiyecek bulamıyorlar..şimdi ''saçmalama bu da teknolojinin suçumu''diyebilirsiniz değilse bile teknolojinin gelişmesini sağlayan insaların suçu olduğunu düşünüyoru.Tv izliyordum ve Afrika da biryerlerde insanları gösteriyordu bizim gazetecilerden biri''sanki onlar farklı dünyadanmış gibi''ve inanın insanlığımdan utandım ve yine o meşhur''ben ne yapabilirim ki''yalanının arkasına sığınıp kendimi rahatlatma kandırmacasını yaşadım..ya insanlar açlıktan ölüyor (ö-l-ü-y-o-r,a-ç-l-ı-k-t-a-n)biz burda ''ya ne yesem'' telaşındayken bizim yediğimiz bir çok yemekten haberi olmayan ki büyük ihtimalle de haberi olmadan da ölecek olan açlık çeken insanlar var...şimdi siz ne düşünürsünüz bilemiyorum ama ben insanlığımdan utanıyorum neden mi ''nimetin için de şükretmeyi bilmediğim gibi üstüne üslük bir de şikayette bulunduğum için''kendimden utanıyorum..Dünyanın belli kesimi refah içindeyken diğer kısmı savaşta açlıkta sefalette olduğu için ben utanıyorum(bunlar bizim suçumuz değil diyorsunuz deği lmi)ben kendimi suçlu görüyorum ve utanıyorum ; Zaten duygularımı yazıya dökebilecek kabiliyette biri değilim ama şimdi cidden aktaramıyorum içimdeki duyguları üzüntümü..''açlık ve savaş'' bunların hesabı birileri tarafından verilecek bu gün ya da yarın bilemiyorum birileri bu olanların hesabını verecek inşaallah..Ey Allah'ım sen görüyorsun olanları inşallah bizler de hesap verecekler içinde olmayız, attığımız beğenmediğimiz her nimetle onların açlıklarına çektiklerine inşallah zemin hazırlamamışızdır..



İşte sevgili günlüğüm insan düşününce insan ..bilmek ve görmekte insanı üzüyor..belki doğru cümlelerle ifade edemedim yüreğimdekileri ama bu da bir nevi rahatlama işte :(yazıyorum en azından gözümün önünde olacak ve sürekli hatırlayacam

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…