Ana içeriğe atla

Sagopa Kajmer - 366.Gün

Yorumlar

Ramazan Aksoy dedi ki…
Kurulu bir makinayım ,ya arıza
yaparsam?
İstemediğim halde ya
devrelerimi yakarsam ?
Dik durmam gerek,ya yere
yıkılırsam?
Ya bir çuval inciri mahveden
ben olursam?
Bir daha düşünecek olsam aynı
yanlışı iki kere yapar mıydım?
sanmam.
Eyvahlar olsun bir daha
kanmam.
Ne de zor oluyor aradıklarımı
bulmam.
Sorduğum soruların yanıtını
almam.
Cevap belliyse sorusunu
sormam.
Dişlerim sivri ama korkma
ısırmam.
Bana ''bit lan artık'' derler
azalmam.
Sohbeti ne de düzetek,haz
almam.
Çoğundan hoşlandığımı pek
sanmam.
İstediğim anda istediğim yerde
olsam.
Süperman gibi istediğim yere
uçup konsam.
NAKARAT
Ramazan Aksoy dedi ki…
Yorumunuzu girin...Sözlerin bazıları direk sana yazılmış gibi gördüm :-)
Ramazan Aksoy dedi ki…
366.gün,yüzüm yine bana
dönük.
Meskenim değişiyor maskenin
ardı görüldüğü zaman kırılıyor
kaburgan.
Panda gibi soyu tükeniyor
güvenimin.
Ormandaki ağaç kadar yalnızlık
yakından.
Hey, bana güneş olur musun
istesem çevremi saran karanlık
şu perdeden?
Ben göremesem de uzakları
şimdiden,
bana her şey çok uzak be
kendiliğinden beri kendimi
bildiğimden.
Emin değilim bilmek
istediğimden.
Defalarca yıpranırsın
bildiğinden.
İnkar etme kabullen peşindesin
bildiğinde bildiğine pişman
olacağını bilmene rağmen
neden?
Bir tek aklın kaldı onu da
senden aşıramazlar.
Ara ve bul çok uzun
saklanamazlar.
ne o?
olacakları biliyorken çok fazla
şaşıramazlar.
Tazı durdu artık koşturamazlar.
NAKARAT
Ramazan Aksoy dedi ki…
https://m.youtube.com/watch?v=iyZgqMCIj0k
Pabuc dedi ki…
Teşekkürler ,güzelmiş..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…