Ana içeriğe atla

Gün İçinden...

Hayatta her şey bir birine benziyor ve bir birini tamamlıyor sanırım.Bu gün martılarla güvercinlerin kavgalarına şahit oldum.Güvercinler sessiz sakin sahilde kendilerine atılan ekmek ve benzeri yiyecekleri yiyorlar ve salınıyorlardı.Sonra atılanlar arasına balıklar da eklenince bir martı sürüsü geldi ve dağıttı ortalığı.Güvercinleri korkuttukları yetmiyormuş gibi bir de kendi aralarında dalaşmaya başladılar.Yiyecekler hayvanları bile bir birine düşürdü ,midenin etrafında dönen bir dünya!....Çığlık benzeri sesleriyle 10 dakikalık gösteri yaptılar hayvan dünyasının güzelleri...Zevkle izledik güç gösterilerini.Onlar insanlar gibi de acımasız değiller.Bir oyun havasında kaçırıyorlar yiyecekleri bir birlerinden...Dalga sesi eşliğinde onları izlemek çok zevkliydi...
Cem'in blogunda var yazılara müzik ekleme uygulaması ben de;ben  neden uygulamayayım dedim ve işte...Buyurun bu yazıyla ŞU sesi dinleyin ahali..
İşte günün fotoğrafları:









Yorumlar

cem dedi ki…
ohooo yiyecek yüzünden birbirlerine girmelerini geçtim birbirlerini yiyorlar doğaları gereği hayvanlar. Burda şöyle bi ilginçlik var, insanların doğasında olmadığı halde yiyorlar birbirlerini :))

cem kim ola ki ? :)))
Pabuc dedi ki…
yoksa insanlar hayvanları mı kıskanıyorlar olabilir mi böyle dehşet bir şey..yiyeceği geçtim petrol için bir birilerini de yiyorlar/öldürüyorlar...v.b

Cem mi kim ? Bu aralar şarkılara takmış bir blogger işte, tanımazsın herhalde kendisini ;)
cem dedi ki…
şarkılar bir oyundur her zaman, hayat gibi...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…