Ana içeriğe atla

Değer Veriyorsam Kafaya Takmamalıyım Her Şeyi


Of neden sevdiğim, değer verdiğim insanların bazı kelime/cümle ve davranışlarını bu derece kafaya takıyorum..Hiç kız(a)madığım insanların, sonradan hiç hatırlamayacağım incir çekirdeğini bile doldurmayacak, o an için söylenmiş kelime/cümlelerini unutmayı öğrenmeliyim..Kafaya takıp ,üzülmemeliyim.Şimdi bunu söylüyorum ama iş uygulamaya sıra gelince yürek hiç söylenmemiş sayıyor kendime yaptığım nasihatlerimi...

Duruma uygun şarkı bulamadım, siz sağda gördüğünüz o iki güzel şarkıyı izleyin/dinleyin bir zahmet..



Yorumlar

H Hüseyin İŞBAY dedi ki…
Bazen insan düşünüyor acaba söylediklerinden haberi var mi...veee o an onu unutmak söylediklerini hatirindan çıkarmak istiyor..ama neden diye düşünmeden edemiyor.

"Sadirdan satıra dökülenler"
Gelibolu17 dedi ki…
İlla dostun bir gülü yaralar beni demiş Pir Sultan Abdal, ne güzelde demiş...En çok sevdiklerimizden inciniriz,çünkü onların her söylediği önemlidir bizim için,Elalemden,dost saymadığımdan,sevmediğimden banane,ne derse desin umurum olmaz,ama sevdiğim birisi şaka yolluda olsa en ufak kırıcı bir söz etse çok umursarım....

Selamlar olsun
Gelibolu17 dedi ki…
Bu arada bayramda bana kart atman için sana adresimi yolluyacağım :)
kahve telvesi dedi ki…
Geçiyor, unutuyor insan.Unutmak istiyor ya da..Çünkü seven ve sevilen bulmak kolay değil, silip atmak da kolay olmamalı...
Anarschi dedi ki…
Hani aslında yaralayan kelimeler değildir, değer verdiğiniz, sevdiğiniz kişidir diye. Belki bu nedenden dolayıdır söylediği sözleri, cümleleri kafaya takmanız.
Anarschi dedi ki…
Aslında sizi yaralayan, düşündüren kelimeler değildir, o cümleyi kullanan değer verdiğiniz kişilerdir. Değer vermediğiniz kişilerin kullandığı cümleleri düşünmezsiniz çünkü.
Erdi Karadeniz dedi ki…
Hep öyle olur ya zaten, önemsemediğin biri kullansa o kelimeleri hiç önemsemezsin; kelimeleri bu denli önemli ve düşündürücü kılan sahipleri oluyor. Sevdiklerimize kızarız en çok demişti sanırım bir şair. Bunun gibi bir şey işte.
Pabuc dedi ki…
Ben yorumlardan bir post daha gireyim bloga..Zamanı gelmiş :)

Teşekkürler güzel yorumlarınız için heyhat :)
sessizgemi dedi ki…
Bizi üzen şey o kelimeler cümleler değil bence.. Sevdiğimiz değer verdiğimiz birinden öyle şeyler duymak yaralar bizi..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…