Ana içeriğe atla

Ağustos Böcekleri Sık Gelmez Kapımıza...


Sizin söylediklerinizi yansız dinleyip anlamaya çalışan,sonradan zaaflarınızı size karşı kullanmayacağını bildiğiniz,bir gün ayrılsanız da beraber geçirdiğiniz zaman diliminin onda da kıymetli kalacağını bildiğiniz,sizi dinlerken sizinle üzülmek yerine size çıkış kapıları sunan,ön yargılarınızdan sizi uzaklaştıran,yaşantınız zıt gibi olsa da insanların ortak konularda kazançlı muhabbetler edebileceğini size gösteren,beraber gülebildiğiniz , zekice esprilerle sohbetinizi renklendirdiğiniz,bir birine benzemeyen kişilerinde bir birinden bir şeyler öğrenebileceğini hissettiğiniz,konuşmalarınızda saygı ve kıymet içeren çekim gücünün var olduğunu hissettiğiniz, Çorum diyeceğini ve sizin de Çorum'u söyleyeceğinizi ''leb..''hecesinden anlayabildiğiniz/anlayabilen birini/birilerini tanıyorsanız kıymetlerini bilmek konusunda itinalı olmak lazım...Onları karşınıza çıkaranın vardır bir bildiği...
Değil mi ;)

Not:Yazıya şarkı eklemeliyim ki bu yazıyı neden yazdığımı hatırlayayım...İşte seçtiğim ŞARKI

Yorumlar

elif dedi ki…
Dost ; konuşurken karşım daki benmi yim acep demektir..Beni anlmak demektir.Sevgiler :) ey dost
Tokerdo dedi ki…
çok doğru,hiç bir raslantı tanışma dostluk tesadüf değildir,hem kıymetini bilmemiz lazım böyle insnların,hayatta kaç defa çıkarki karşısına bir insanın :)
cem dedi ki…
böyle birini bulunca normal insanların onu kaybetmemek için uiğraşması lazım geldiği doğrudur ama ben öyle değilim işte. Uğraşma kısmını karşımdakine bırakıyorum çoğu zman, maalesef.
sessizgemi dedi ki…
Haklısın :)

Bu arada bende bir ödülün var Pabuç, eğer kabul edersen tabii :)
Profösör dedi ki…
Her değer farkedilir. Onun farkı değer içinde bir değerdir. Fikri, hissi ve fiili ile onun varlığı bize huzur ve mutluluk verir.
Pabuc dedi ki…
/elif,
FF'de de demiştim harika bir yorum sağol güzel insan :)

/Tokerdo,
dom dom senin de bir blogun var hatırlıyor musun ? Arada yazı yazsan diyorummmmm... Evet benim karşıma da güzel insanlar çıkıyor çooook şükür ,karşımıza çıarana şükürler olsun değil mi :)

/cem,
uğraş verilmesi için iki kişininde devamını istemesi lazım tek taraflı bir uğraşsa zaten uğraş vermeye değmez ki...

/sessizgemi,
hemen bakıyorum :)

/Profösör,
değeri farkeden yürekler hep var olsun hayatımızda inşaallah
kahve telvesi dedi ki…
Benim de böyle kaybetmek istemediğim dostlarım var.. Giden için uğraşırım, ama çok ısrarcıysa da yapacak bişey yok...
Pabuc dedi ki…
Kimseyi zorla hayatımızda da tutamayız/tutmayız :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Sonuçta hayatı bir haftaya sığdırmaktır tüm dertleri. Kapıya geldiklerinde dertleri açlık değildir. İçlerinde kalan huzuru, son anlarını paylaşıp mutlu olmak isterler. Herkesi kendileri gibi görmek, güvenmek isterler. Korkmazlar kötülüklerden. İçlerindeki enerji ile etrafı da neşelendirirler. Severler çok severler ve sevilirler. Sonra bir gün kapına gelirler ama dayanmazlar. Paylaşmak isterler arta kalan gülücüklerini. Vermek isterler yüreklerindeki sevdayı. Bırakıp giderler arkalarına bakmadan. Bir yığın güzellikle ve zihinlerde kalan tatlı bir melodi ile...

Bir ağustos günü sıcaklığında gelirler, sonbahar hüznünde giderler. Eğer tutmazsan ellerini...
Pabuc dedi ki…
/Volkan DENİZ,

Ve bazen de kapında olduklarında, gelişlerine sevinirken gidişlerinin de belli bir süre içinde gerçekleşeceğini bildiğin için hüznünü de bir yaşarsın o bir haftada...

Ne demiş o çok bilen birileri ;hayat dediğin nedir ki bir kaç güzel adı...Ağustos böcekleri de hangi kapıya gideceklerini iyi biliyorlar vesselam...Gittikleri kapıda yüreklerini paylaşıyorlar ve değer verdikleri kadar değer görüyorlar ,hem o anlara hem de anılara renk katıyorlar..

El tutmak demişken (yine dayanamayacam yorumun suyunu çıkaracam) belki namehremdir tutamıyorlardır ellerinden ;)
domdom (tokerdo) :) dedi ki…
benimde blogum vardıya laa :))) biliyorum çok güzel bir blogum var ama böyle başkalarının bloglarına yazmak daha zevkli oluyo papuç yaa :))) keyif veriyo dostların bloglarına salça olmak :))
Pabuc dedi ki…
/dom dom,

Adam o kadar uğraş verip açtığımız blogunu unutmuş ya laa:)) Sen de bendensin bayılıyorum yorum yazmayı hele ki bir de karşılık olarak zeki cevaplar geliyorsa ooyy oyyy :) Salça olmak mı la o :))

Sen yaz da yorum olarak yaz razıyız dom dom ;)
Erdi Karadeniz dedi ki…
Öyle biriyle karşılaşmak da bir mucize gibi aslında. Alışık olmadığımızdan kaybediyoruz hep zaten.

Ama sen kaybetme inş seni de kaybetmesinler :)
Pabuc dedi ki…
/Erdi,
kaybetmediğin zamanlar da olacak inş
Onları farkedebilenlerden olalım inş

Bir de tşkler

Bir de hep değer bilelim değer bilenlerle dost olalım inş
Erdi Karadeniz dedi ki…
@ Bir de amin o zaman bu iyi dilekler için :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…