Ana içeriğe atla

Kimi Kandırıyoruz !


Çok şey biliyoruz ama uygulamıyoruz bize ya da insanlığa bir faydası olur mu bilgimizin ? Bilmek değil uygulamak asıl olan diye düşünüyorum.Oku oku ama okuduğun sadece sana kalsın hiç bir zaman uygulamaya geçirme,olacak iş mi! Bir çok şeyi bilmektense bir kaç doğru şeyi bilip hayata uygulamak daha faydalı değil mi ? Bence daha iyi olur...Size göre öyle olmaya da bilir tabi...


Konuya nereye bağlayacağım; dini konularda hep dinlemek,öğrenmek yeterli olabilir mi Allah aşkına..Tabi ki ilim öğrenmek farz öğrenmeliyiz ama öğrendiklerimiz öğrenmekten öte gitmiyor hayatımızın hiç bir bölümünde yer almıyorsa öğrenmenin anlamı ne? 


Konuyu çok uzatmak da istemiyorum aslında ama; her Cuma bir çok yerde Kur'an okumaları yapılıyor,Tvlerde Ramazanlarda (yoğunlukla) dini bilgiler veriliyor (ki bu Ramazan TRT1deki program konuklarından ben çok şey öğrendim sağolsunlar) Peygamberin hayatı hakkında yüzlerce kitap yazılıyor/okunuyor/anlatılıyor/dinleniyor,sahabe hayatlarından kesitler biliniyor,artık günah ve sevap konusu en ince ayrıntısına kadar herkes tarafından biliniyor ,madem dindar bir milletiz,dine saygımız var,Cehennemden korkup Cennete talibiz;


Allah aşkına tüm bunları bilen bir millet nasıl oluyor da bu kadar üç kağıtçı,yalancı,küfürbaz,sabırsız,riyakar,aç gözlü,cahil kişi çıkarabiliyor bünyesinden ? Ramazanda bile pazarda insanlar size çürük sebze meyve satabiliyorsa,kuyrukta beklerken önündekini ezerek geçmeye çalışıyorsa, trafikte 2 saniye fazla bekleyemeden kornaya asılıp bir de söve biliyorsa,töre cinayetleri hala devam ediyor,insan kılıklılar eşlerini sokak ortasında dövüyorsa, hala birileri açlık çekiyor,ayrımcılık hat safhada devam ediyorsa, torpil hayatımızın bir gerçeği oluyor,dayısı olamayanlar iş bulamıyorsa bir yerlerde bir yanlış yapılıyor ama nerede?(bu olumsuzlukları daha da çoğaltabiliriz) Ya da sorum şu, biz acaba hem dindar geçinip hem de Peygamberin hayatına ters bir hayat geçiriyorsak kimi kandırıyoruz? 


Din demek Allah'ın varlığını birliğini kabul edip bu doğrultu da ömür geçirmek değil mi? Allah'ını seven nasıl sahtekârlık yapar, nasıl yalan söyler, nasıl hırsızlık yapar(çaktırmadan)...Bilemiyorum!...Hatasız kul/insan olmaz hatalarımızla insanız ama bile bile hırsızlık yapmak,diğer kişinin hakkını çiğneyip tolerans geçmek hata mıdır ? Dedim ya bilemiyorum benim günahım/hatalarım bana yetiyor korkmak /pişman olmak için ,ben sadece şaşıyorum insanların bilerek bu kadar vurdum duymaz olmalarını günah işlemek konusunda...Kişisel hatalarına/günahlarına o kadar takılmıyorum ama başkalarına zarar veren hataları/günahları rahatsız ediyor işte elimde değil...Bir de bunları ben de dindar biriyim ayağıyla yapmasınlar Allah aşkına! Din güzelliktir,doğruluktur,sevgidir,korkudur(günah işleyip Rabbimizin sevgisine layık olamama,mahrum olma korkusu)adalettir,saygıdır....Din doğru yaşam şeklidir ;yalan dolan ya da menfaat için kullanılan bir değer değildir! 


Biz insanlar Müslümanız deyip Müslümanlığa uymayan şeyler yaparken bir şeyi (çok çok önemli bir şeyi unutuyoruz) O da Allah'ın insanı yaratırken ona Ruhundan üflediğini! Bize şah damarımızdan yakın Olanı kandıramayız, dünyanın tüm insanlarını kandırmış olsak bile!

Not :Uzatmayacam demişim ama amma da yazmışım kusura bakmayın artık :)

Yorumlar

Erkan Şen dedi ki…
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
(Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla)

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
(Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.)

Bakara Sûresi 3. Ayet

Sanırım birçok şeyi dosdoğru ya da içimizden geldiği için değilde "mış" gibi yaptığımız için oluyor bu.

Bir de dinin direği olan bir namaz kendisi ayakta duramazken kişinin dinini, ahlakını ve yaşamını nasıl ayakta tutar ki!
Pabuc dedi ki…
/Erkan Şen,
bir hoca sohbetinde şöyle demişti (tv de) ''ibadetlerin şekline o kadar takılı kalmışız ki ibadeti neden yaptığımızı hatırlamıyoruz''

Haklı nasıl yapmalıyız da önemli tabi ki ama neden yaptığımız çok daha önemli..Namaz kılmak insanı kötülüklerden/yanlışlardan uzaklaştırmalı değil mi? ...
elif dedi ki…
Selam Aleyküm Cnm...İnan kimse kimseyi kandırmıyor deve kuşu misali yani herkes herşeyin farkında ve komedyenler sahnede...Takva sahibi insanlar geçek mümin diyeceğimiz Güzellikler zaten geliyor paylaşımlarıyla...Dediğin Gibi Çok şey bilmek değil az bilipde paylaşmalı :) sevgiler cnm çok güzel bir konuya değinmişsin
Pabuc dedi ki…
Kendimizi kandırmanın sonu çok acı olabilir..Samimi iman nasip etsin Rabbim hepimize inşaallah...Sevgiler güzel insan...
cem dedi ki…
biz çok severiz göstermelik iş yapmayı. bu da onlardan biridir muhakkak...
Pabuc dedi ki…
Ve en büyük hatamız..Kendimi kandırmamız ve göstermelik yaptıklarımızın bizi çukura çektiği bir durum..
sessizgemi dedi ki…
Haklısın Pabuç, insanlığın en acınası yönü bu.. Ben anlamıyorum yani kötülük yapanlar bundan ne zevk alıyor ellerine ne geçiyor anlamıyorum.. Fakat her şeye rağmen doğru dürüst yaşayan insanlar da var.. Bu dünyada neden var olduğunu unutmayan ve doğrunun ne olduğunu öğretilmese bile hisseden insanlar var.. Peygamberimiz en kötü insana bile merhametle yaklaşın der. Öyle yapmak lazım, şu zamanda ne kadar yapabilirsek.. Öyle yapmalı ki o insanlar da iyi bir şeylerin farkına varsın, yaptıkları mantıksızlıktan vazgeçsin..

Bu arada bu konunun altında çok alakasız olacak ama mimin var bende tabii yapmak istersen..
Şule dedi ki…
bugünlerde bu yazdıkların öyle kafama takılıyor ki...ben maalesef henüz işin içinden çıkabilmiş değilim...ve yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum...

bu arada bloğumun adresi ve ismi değişti...yeni mekanıma da beklerim ;) sevgiler...
Pabuc dedi ki…
Kötülük yapabilmek de kabiliyet ;insan bünyesine ağır gelen bir duruma bünyeyi alıştırmak da güç ister değil mi ;)

Mim i gördüm çok zor sorular ya bir de ilk soru da kanım dondu o nasıl soru öyle ya hu :) Umarım cevaplarım ...
Pabuc dedi ki…
Şule ,
sen sihirlitorba mısın ?
Ercan Acar dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Pabuc dedi ki…
Onun için onlar yüzyıllar boyu konuşulacak ;geyik muhabbetine saranlar da unutulup gidecekler...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…