Ana içeriğe atla

Düşünmek mi o da ne ?

İnsan geçen zamana üzülüyor..Yaşlandığı için değil boşa geçmiş ömrü için..
Hayatını nelerle heba ettiğini düşündükçe üzülüyor...
Neleri dert ettiğine, asıl dert edinip uğraşacağı şeyleri göz ardı ettiği için üzülüyor...

Sanki gelişini haketmiş gibi, dünya nimetlerini gamsızca kullanıp şükretmemeyi/tam tersi şikayet etmeyi de kendinde hak olarak görmeye başlamış kullar olarak, hiç düşünüyor muyuz aceba ömrümüzü ne ile nasıl geçirdiğimizi?

Ömrümüzün en güzel dönemini iyi bir meslek sahibi olmak için okuyarak geçiriyoruz dünya hayatımızı kurtarmak (!) için gecemizi gündüzümüze katıyoruz..İlim öğrenmek farz biliyorum ama ilim para kazanmak için alınır oldu bu da içler acısı bir durum...Okuyan insanların kaçı Allah'ın emri olduğu için ilim yolundadır merak ediyorum ? Neyse konumuz değil...Konumuz hızla geçen zamanı geri döndüremediğimizi bile bile yine de boş şeylerle geçiriyor olmamız..

İnsan biraz okuyunca hadsizliğinin farkına varıyor...Hiç kitap okumamış biri bile olsak 15 dakika gökyüzünü izlesek bunca nimete karşı ne kadar nankör ve şükürsüz olduğumuzu anlayabiliriz...Dünyaya gezip görüp yiyip içmek sonra da şikayet etmemiz için mi gönderdildik aceba ,bu soruyu soruyor muyuz hiç..Gününü gün etmek, nerde eğlence orada sabahlamak, kul hakkını hiçe sayıp özgürüm diye hakları gasp etmek ,kendinden güçsüzleri ezip kendini ön plana çıkarmak Allah'ın emirlerini hiçe saymak için  gönderilmiş olamayız herhalde değil mi?

Bizi severek Yaratan Rabbimiz bizi gönderdiği zaman nasıl yaşamamız gerektiğini açıklayacak yol gösterici Kitabı da göndermiş..Bizi başı boş bırakmamış çok şükür..Ama biz bizi sevip Yaratan'ın sözlerini ne kadar ciddiye alıyoruz..? Yarın huzuruna vardığımızda hiç bir emrini   ciddiye almadığımızı ve yerine getirmediğimizi nasıl söyleyeceğimizi hiç düşünüyor muyuz aceba! 

Nasıl olur da SEVGiye layık olabilmek için hiç gayretimiz olmuyor ,nasılda bu kadar korkusuz olabiliyoruz ...Nasıl da bu kadar haddini bilmez ,kibirliyiz...Nasılda şeytanı/nefsimizi kendimize lider yapıyoruz...Hiç mi korkmuyoruz!!! Hesap verecek olmak bize nasıl oluyor da bu kadar basit bir şeymiş gibi geliyor !! Bilemiyorum...Sözlerim önce kendimi olduğu için yazarken bile utanıyorum ...Bildiğimiz halde bu umursamaz halimize şaşıyorum ağlasam gözyaşlarım tükürük olur yüzüme gibi geliyor...

Sabahlara kadar bizim için dua eden Peygamberin ümmetiyiz ve O canlar canını ne kadar örnek alıyoruz...! Yaşayan Kur'an Peygamberimiz diyoruz ne Kur'anı okuyoruz ne de Peygamberi örnek alıyoruz...Biz nasıl kuluz biz nasıl ümmetiz..!! OKuduğumuz zaman ve örnek aldığımız zaman da işimize geldiği gibi anlayıp işimize geldi şeyleri örnek alıyoruz..

Utanmazlığın da bu kadarı; dini kendimize uyduruyoruz ve bunu da doğru diye insanları da inandırmaya çalışıyoruz..!!! Uymadığımız dini kendi menfaatimize uydurmak konusunda öyle profösyoneliz ki ...!!!!

Bunları düşününce dua ederken bile utanıyorum ...Bunca nankörlüğe rağmen yine de dua edebiliyorum diye..Ama Rabbim'in tövbe ve dualarımıza cevap vereceği sözünü hatırlıyorum...Tüm nankörlük ve hadsizliğime rağmen huzura varıyorum..Rabbim tövbe dularımızı kabul etsin inşaAllah...Rabbim O'nu gerçekten sevip ömrümüzü O'nun rızası doğrultusunda geçirmeyi nasip etsin..Hatalarımızı bilmemiz hatalarımızdan dönmemize vesile olsun inşaAllah...

Hayırlı Cumalar...Allah yolunda bir ömür nasip olsun hepimize İNŞAALLAH...


Yorumlar

yemyeşildeniz dedi ki…
çok güzel bir yazı. ellerine sağlık. Rabbim tövbelerimizi kabul eylesin inşallah.
faruk özcan dedi ki…
Allah tövbelerimizi kabul etsin.Bunların farkında olduğumuz için de Allah'a şükürler olsun.Ya tüm bunların hiç farkında olmadan , bunları doğru gibi kabul edip yaşasak ne olacaktı?Allah günahlarımızı affetsin . Çok güzel yazı teşekkür ederim, elinize sağlık
Profösör dedi ki…
Hayırlı Cuma'lar olsun inşallah..
SİHİRLİSEPET dedi ki…
cnm yzıların çok küçük,biraz büyütebilir misin :) sanki her geçen gün küçülmüş gibiler ya da bana öyle geliyor :)
Çok güzeldi;hakkıyla tövbe edebilmek ne büyük nimet, ,mevlam esas onu kaybettirmesin bizlere..Cumamız Mübarek,ahvalimiz ,akıbetimiz hayr olsun inşaALLAH...
Gelibolu17 dedi ki…
SEVGİLİ ARKADAŞLAR

İSLAMIN IŞIGINDA İSİMLİ ETKİNLİĞİMİZ BAŞLIYOR

BU AYKİ KONU BAŞLIĞIMIZ "MUHARREM AYI'NIN FAZİLETİ "

humeyraninyeri.blogspot.com

gulaycebilgidunyam.blogspot.com

gelibolu17.blogspot.com

tarafından hazırlanmış olan "İSLAM'IN IŞIĞINDA" isimli etkinliğimize vereceğiniz destekler için şimdiden çok teşekkürler.
Biz düşündük ki,hepimiz sayfalarımızda önceden belirlediğimiz bir konu hakkında yazılar yazıp yayınlarsak, hem hep birlikte yeni ayetler, hadisler, dualar öğreniriz,
hem de belirlenmiş olan konu hakkında bilgilerimiz tazelenir.

MUHARREM AYI'NIN FAZİLETİ

İsimli Etkinliğimiz 13 Aralık Pazartesi günü başlayacaktır.
Ev sahibemizde sevgili gulaycebilgidunyam.blogspot.com olacaktır...
Muharrem ayı boyunca sayfalarınızda yayınlayacağınız yazılarınızı kendisine haber verdiğiniz takdirde zevkle sayfasında yayınlayacaktır.

Kıymet verilen dört aydan biri
Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb’le beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen 4 aydan biridir. (Tevbe 36)

Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Etkinliğimize herkes davetlidir,lütfen çağırmayı unuttuğumuz,yada davetiye götüremediğimiz arkadaşlarımız kusura bakmasınlar...
İsteyen herkes istediği kadar yazı ile katılabilir...
Profösör dedi ki…
Bu arada Mehmet Akif Bebeğin ziyaretçisi yine geldi.
Fakat pencere camı kapalı olduğu için, camda nöbet bekledi. Bebek ile kedi arasındaki garip iletişim onların arasında derin bir arkadaşlığı simgeliyordu.

http://mefkuremiz.blogspot.com/
Hayal Meyal dedi ki…
hayırlı cumalar :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…