Ana içeriğe atla

Alemlerin Rabbi...!

Bu gün okumaya başladığım kitap Mustafa İslamoğlu'nun ALLAH adlı kitabı..Bir bölümünü sizlerle de paylaşmak istiyorum...Sizin de ilginizi çekecek bilgiler var içerisinde...

 İnsan Allah'ı  anlamak için şu dört ayeti okumalıdır:
1-Ayat-ı Kainat:  Evren, okumayı bekleyen açık bir kitaptır.Hiçbir kitap kendi kendisini yazmaz.Nasıl ki her kitabın bir katibi varsa,evren kitabının da bir katibi vardır.Evrendeki herşey,vahyine sureleri, ayetleri ve kelimeleri gibi bir anlam ve amaca sahiptir.Kainat Allah'ın sıfatlarının tecelli ettiği bir aynadır.Yağmurda rahmeti,bahar da re'feti,rüzgarda kuvveti,yıldırıma kudreti,ışıkta letafeti tecelli eder.Kainat ayetlerini okuyan insan, kainatın yaratıcısı veyöneticisi olan ALLAH'ın yönetme tarzından ders alır.

2-Ayat-ı İnsan: İnsan sadece mikro evren değil,aynı zaman da fıtri vahyi içinde barındıran şuurlu bir kitaptır.İnsandaki sevgi ve şevkat,rahmet ayetidir.İnsandaki öfke ve celadet ,gazap ayetidir.Bu yönüyle insan ALLH'ın şaheseri,ilahi sanatın kendisinde tecelli ettiği varlıktır.Fıtratına nakşedilmiş ayetleri yanlış kullanan insan,Kur'an ayetlerini büyüsüne alet eden büyücünün durumuna  .İkiside ALLAH'a karşı nankörlüktür.

3-Ayat-ı Hadisat:Nasıl ki İlahi irade ,bazen vahiy içinde kelam olarak tecelli ediyorsa, bazen de olaylar içinde mesaj olarak tecelli eder.Kur'an işte böylesi mesajlar taşıyan tarihten kesitler sunar.Kur'an kıssaları Allah'ın sıfatlarının tecellilerine birer örnek teşkil ederler.Adem'in affı Gafur isminin tecellisi,şeytanın tardı Kahhar isminin tecellisi,NUh'un kurtuluşu Nasir isminin tecellisidir.

4-Ayat-ı Kur'an:Vahiy ,Allah'ı tanıyacağımız en sahih kaynaktır.Kur'an ayetleri, ayat-ı kainatı, ayat-ı insanı ve ayat-ı hadisatı nasıl doğru okuyacağımızı gösterir.Vahiy,ilahi bir inşa projesidir.Allah,yeryüzünü misafirhanesinin şerefli konuğu olarak yaratıp ağırladığı insanın tasavvurunu ,aklını ve şahsiyetini vahiyle inşa eder.İnsan , kul olarak yaratılmıştır.Kulluk insanın kaderidir.Bu fıtratında vardır.Eğer doğru kapıda kul olmazsa ,öze elleriyle binlerce tanrı icat edip,onların önünde şerefini beş paralık edebilir.

Yorumlar

merve dedi ki…
mustafa islamoğlunun kitaplarını severek okurdum.tavsiyeler serisini özellikle.son zamanlarda cübelli Ahmed hocanın dedikleri aklımı karıştırdı ama.iik önce hayır canım dedim.art niyetli bi insan olsa bu kadar yararlı işler yapmaz.cübelliyi dinleyince de soru işareti oluştu kafamda.
ne düşünürsünüz bilmem bu konu da.ama kitaplarını okurken aklımızın bir tarafında olmalı bence.gözümüz 4 değil 8 açık vaziyette.din konusu hassas çünki...hata götürmez...
sevgiler....
papuç dedi ki…
@Merve,
Cübbeli hocaya nasıl güvenecem ki!! Bir birine laf eden Hocaların devrinde yaşıyoruz..İyisimi hepsine karşı gözümüzü 4 açıp yaklaşalım...
bilge dedi ki…
güzel bir araştırma sevgiler...
Antipatik Yazar dedi ki…
;) Güzel kitap
papuç dedi ki…
Nerden biliyon okudun mu ;) :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…