Ana içeriğe atla

İzliyorum...

  Tüm gece (3:30'a kadar) tv karşısındaydım :))1 sinema filmi (''Madendeki Çocuklar''ki filme ara ara baktım korkudan) 2 de dizi film izledim (Heroes ve Kapalı Çarşı) Film benim gibi korku filmi deyince heyecanlanan ama hiç bir zaman filmi tam olarak izleyemeyen biri için fazlasıyla ürkütücüydü çünkü konusu çocuklardı.Ki en çok korktuğum türdür içerisinde çocukların ya da çocuklarla ilgili herhangi bi objenin ''mesela oyuncakkkkk:P'' kullanıldığı filmler...Olmamalı dediklerimin içindedir..Ne gereği var canııımmm o masumcukları ürkütücü sahnelerde kullanmanın cıks cıks...Bi zamanlar (ÇAki filmi yüzünden ) bebeklerin olduğu oda da bile uyuyamadım bir süre...(korkak Papuç ,evet ne gülüyonuz Allah Allah :P)

  Heroes dizisi de sevdiğim bi dizidir farklı sanırım ondan (ki bir de CIA dizileri vardır ki asla kaçırmam ) İzlediğim (ki takip etmiyorum ama rasladığım zaman başından ayrılamıyorum ) bir diğer dizi de Kapalı Çarşı...İnsan (başı ortası farketmez) rasladığı zaman bırakamıyor diziyi...Hem sürükleyici hem de eğlenceli...Oyuncular iyi (ağalar beyler yok entrika yok ohh beee diyosunuz izlerken)

  Öyle işte ...Günlük niyetine yazılmış bi post...Bu günlük de böyle olsun bakalım ;) Güzel bir gün geçirmeniz temennisiyle dostlar...Sevgiler....

Yorumlar

ramazan dedi ki…
günler her zaman güzel geçmeyebilir.güzel de olmasa o günler bizim günlerimiz.yazılarınızı severek okuyorum.
papuç dedi ki…
@ramazan ,
hocam haklısınız her günümüz güzel geçse iyi günlerin kıymeti bilinmezdi..ve çok teşekkürederim yazılarımı okumanız benim için onurdur...Varolun...
mehmetadin dedi ki…
Dün gece benimde öyleydi önüme gelen her filmi tek tek izlemeye çalıştım. KApalı Çarşıyı ilk defa gece izledim sanırım 1.bölümüydü cidden çok hoşuma gitti oyuncu kadrosuna zaten diyecek laf yok..en çok oradaki ticaret esnaf arasındaki sıcak bağ kanımı ısıttı diyebilirim ama hiç bir dizide yedi tepe istanbul gibi olmuyor..Ara sıra da ,okan bayülgene baktım daha sonra herosa baktım. Ama kapalı çarşının müdavimi olacam gibi görünüyor :)
papuç dedi ki…
@mehmetladin,
iyi olan farkediliyor değil mi:) tıpkı hayatta olduğu gibi dizilerde de :)Sevgiler blog kardeşim...
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum papuc,

hahha ben guldum senin korku filmlerinden kortuguna.kiz ne varki korkacak,bende bayiliyordum,artik beni korkutmnadigi icin izlemiyorum.denkte gelmiyor gerci:))cakiyi hangimiz unutabilirzki,ama ben senin kadar degildim:))

tvdeki dizilerde,filmlerede pek is yok.nadirde olsa guzelleri denk geliyor:)

ALLAHA emanetsin
papuç dedi ki…
@Anlayamazsin,
wealeykumselam ..
Herşeyden korkan biri olarak tabiki korku filmlerinden de korkuyorum :P
Ben de herkes gibi dizi izleyenlerdenim ama genelde yabancı dizileri izliyorum ve fanatik bi şekilde takipçi değilim...

Sen de Allah'a emanetsin canım...
mit dedi ki…
Birisi çaki mi dedi? Amanın saklanın :) Kendisini hiç sevmem hatta az buçuk da tırsarım kendisinden. Onun yüzünden küçük yaşta oyuncak ayımla aram bozuldu. Bir süre ayrı yataklarda yatmak zorunda kaldık hatta... o yatakta yattı, ben kanepede :P

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…