Ana içeriğe atla

Zaten gülmeye yer arıyoruz iyi oldu bize


  4 hanfendü alışverişe gitmeye karar verdik ...Bindik KAĞNIya çıktık yola herşey gayet normaldi (bizde normal demek herşey olması gerekenin tersi ve komik )çıktık yola gittik ucuza kıyafet alabileceğimiz tek bildiğimiz mağazaya ..buraya kadar çok iyi değil mi ,biz alış verişe gittik ama toplasanız cebimizde 300 tl yoktu ve en büyüğümüz ki en akıllımız olması gereken kişi (anam, duysa yer beni) sepete sadece eşya attı attı attıı.. o alış kısmıyla ilgilenirken biz de mağazanın kafesine girdik ki girmez olaydık:))

  Kuzenimiz canımızın,( ki onu tanıyıpta pişman olabilecek insana insan demem ben:P ) canı kola istedi ve gitti makinenin yanına, çantasını açtı bozuk para çıkarmak için amanın o da ne! Hiç bozuk parası kalmamış (hiç şaşmadım:P) neyse zorla birimizden bozuk para çıktı bizimki de attı makineye ve bastı düğmeye.. ki istediği kola gelsin ...ama ne oldu, kola yerine 2 çikolata düştü başına:) bizimki yanlış düğmeye basmıştı şimdi elinde 2 istemediği çikolata ve sıfır bozuk para kalmıştır:))
  
 Hikayenin kafe bölümünde olayın başından beri  bizden başka gazete okuyan bir beyfendi vardı ki o da havalara girmiştir hoş bayanlar gelmiş  diye ama ah bi bilse başına gelecekleri:)) neyse biz tekrar cüzdanlarımıza geri döndük ve kuzen için seferberlik halinde bozuk para baktık ama tık yok malesef....En son kuzenin, R' nin çantasının dibine düştüğünü gördüm (bozuk para adamı bozuyo:P) neyse işte bozuk para yok kuzende de kola krizi baş göstermiş (bu arada gülmekten ölecez halimize hani havalı havalı gezmeye çıkmışız ya dışardan gören imrenir mutlu halimize) bizimki makinenin başına dikilip ''Abi bi kola ,Abi Allah rızası için bi kola'' demeye başlamasıyla -ki bunu doğu şivesiyle yaptığını düşünün- biz koptuk ...işi iyice dilenci moduna sokup devam ediyor, biz de destek veriyoruz felan...Bizim için çok eğlenceli bir durum ama arka tarafta gazete okuyan şahsı unutmuşuz:) ki yanımızdan kaçar adımlarla çıkarken farkettik kendisini:D Söylemek istemiyorum ama adam bizi büyük ihtimalle deli sanmıştır ki veli sanması için hiç bir girişimimiz olmadı:) olayın sonunda 2 kuruşu bi yana getirip kuzene kolasını aldık şükür..bu arada kafedeki masaj koltuğu macerası da var onu anlatmıyorum bile(bi kere gülmek istediğin zaman Allah insana zemini hazırlıyor yaa huu:)
  
 Neyse biz kafeden çıkıp ablamızı da bulduk ve kasaya gittik.Bizim akıllı ablanın aldıklarını sayamadık bile (ki aldığı eşyalar yüzünden kendini göremiyorduk o kadar yanii ) Neyse kasiyer hesap yaparken bir tane de terlik çıktı eşyaların arasında ve bizim kolacı kuzen  ''aaa bu da ne, bu bizim olamaz ne biçim bi terlik bu'' dedi ve ileri itti terliği.Abla olan kuzen de dediki ''niye yaa ben onu da aldım'' yuhhhhhhhhh:))) hadi bakalım yine gülüşmeler...eeee el de var 300 tl hesap geldi 400 tl. :)))  Şimdi aklı başında herkes derki ''eh fena değil gayet ucuz biyermiş kalanıda kredi kartıyla ödemişsinizdir'' yoook hiç bişey bu kadar toz pembe değil, kredi kartlarında limitler dolmuş bi ihtimal birisininkinde kullanılabilirlik kalmış (ki onunda tutarını Allah bilir) ki onu da yolda mazot biterse benzinciye vereceğimiz hesaplanmış :))))
  
 Bu arada yola çıkarken hava iyice kararmış biz de ''arabada mazot bitmesin nolur duaları edip ,bitmez ya hu biter mi hımm yokk canım götürür bu mazot '' sohbeti yapıyoruz:)) Sonra bi yandan da gurur var 4 kafadar (bayramın o kalabalığında evden alışveriş için anca  kaçmış) mazot bittiği için yolda kaldılar dedirtmemek için mazotuda alıp yola devam ettik...Çok güldük çok...Bunları yazdım şimdi offf kuzenlerimi yine özledim ya hu...Dünya ya gelirken ailemi ve akrabalarımı seçme hakkım olsaydı böylesini seçemezdim..Rabbim hiç birinin acısını göstermesin bana hepsini çok seviyorum..

Yorumlar

vecihi dedi ki…
he arabaya değilde -jeep-e :D:D kıro seni :D
devenin_bale_papucu dedi ki…
şimdi oku :P istanbul beyfendisi:P
yesari dedi ki…
ahahhhaahah:))) yaaa...orda bi yerlerde masaj koltuğu da var mıydı???rahatlardınız hiç değilse...olur bazı kafelerde:)))
mit dedi ki…
muhahaha! :)) hatta puhahaha! :)) çok güldüm yaa :) çok sağol DBP
devenin_bale_papucu dedi ki…
@yesari o koltuk muhbbetine hiç girmedim zira hala aklıma gelince ben bile gülüyorumm :)

@mit, arkada gazete okuyan beyfendi sen olsaydın böyle gülemezdin emin ol :)))))))))
ŞANSLI dedi ki…
Canım ne kadar çok eğlenmişsiniz.Bir kahkaha bir kilo ete eş değermiş.Ne kadar et yemişsiniz.Afiyet olsun.Allah sizi gülmekten ayırmasın.
Sevgiler canım...
Davudi dedi ki…
Kola-çikolata meselesinde matematik problemi okuyorum sandım bir an. Hayat gülünce güzel, gülücükler eksik olmasın hayatında. Amin!
ismi lazım değil:) dedi ki…
kafadar kuzenlerle vakit geçirmek süper bişi...halini tahmin edebiliyorum...hz.allah muhabetinizi arttırsın

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…