Ana içeriğe atla

argocuk burdacuk:P

  Burda istediğimizi yazabiliyoruzz di mi kimse tepemize dikilip ''napıyonnn sen he naaapıyon,ne atıp tutuyon burda''demez..derse de umrumda değil(nede olsa yeryüzüne gelmiş en gamsız insanlar listesinde ön sıralardayım:)Neyse gelelim konuya..
  Bakın(baktınız mı) şimdi ben çok sinir oluyorum ya insanların küfürlü argolu margolu (ki margoyu bilmiyorum)konuşmalarına..Erkeklerde bile çekemem argolu konuşmaları bayanlarda hiiiiiç çekemiyom...ya tamam arada olur esprisine insnan ağzından kaçar felan(ki birazı bazen bazılarına da yakışır itiraf etmek lazım)ama sürekliside bayıyo beee...bunu bir konuşma tarzı yapmayın be kardeşim..Mesela yazıda okuyoruz da ,düşünsenize reel hayatta(ki tamam burasıda bi nevi hayat sayılır) arkadaşınız var sürekli vıdı vıdı küfürlü konuşuyo ,kurduğu 5 cümleden biri biiiplik hoş durur mu?Soruyu ben cevaplıyorum:-Hayır durmaz...
  Küfürlü konuşmayı seven bi amcam var bn onun sohbetini bile çekemiyorum...ki o kadarda iyi bir adamdır kendisi...yanında kızarıp bozaracağımıza hiiç etrafında olmamak en iyisi..
  Bunlar kimsenin umrunda olmayabilir herkes istediği şekilde konuşabilir yazabilir tabiki..Şunu da merak etmeden geçemeyecem ,kim sevgilisinin ya da eşinin sürekli ağzı bozuk(argosubol küfrübol)konuşmasından hoşlanır..Bilmem , belki de vardır buna da cevap vermiyeyim...Peki bir de şu var..Reel hayatta gaaayet normal konuşan  abuksabuk küfürler savurmayan insanlar neden ama neden yazmaya sıra gelince argo kelimeleri bu kadar bol keseden atarak kullanıyorlar bunu da anlamak imkansız(yok imkansız demiyeyim)Bu tarz yazmaların sebebinde reating kaygısı mı var:))Ya da soruyu şöyle sorayım,burda ne kadar çok okuyucunuz olursa o kadar mı çok başınız göğe eriyo:P
  Söyleyeceklerim bu kadarcık:))Benim de bir kaç tane takip ettiğim -bazen argosu bol olan- yazılar yazan bloglar var (çoğu  yazılarını severek okuduğum için  konunun dışında tutuyorum onları:))Yine de yazdım işte..Bu benim argosu bol konuşmalardan yazılardan hoşlanmadığım gerçeğini değiştirmiyor ki..
  Sağlıcakla ve Sevginin en hasıyla kalınız bi zahmet....
 
Not: Biliyorum resim alakasız ,olsun yazı da alakasız...

Yorumlar

mit dedi ki…
Katılıyorum. Küfürlü blog yazılarını ben de okuyamıyorum. Öyle yazılarla karşılaştığım sayfalara da bir daha dönmemek üzere baybay diyorum.
devenin_bale_papucu dedi ki…
hg @mit :)
ya benim bir kaç tane takip ettiğim bu tip blog var ama onlarında fazlaca argo içeren yazılarına yorum bırakmıyorum onun dışındaki yazıları da güzel olduğu için ilgiyle takip ediyorum:))ama reelde asla argoyla konuşmayı adet edinmiş insanlardan mümkün olduğunca uzak duruyorum...yapı meselesi
gereksiz adam dedi ki…
Küfür kısmını çok bilmem, zaten o tarz bloglara pek takıldığım söylenemez ama tercihtir karışmam.. ama-2 gerçekte olmadıgım şekilde yazdığım yazılar var ve hatta birçoğu. yazabildiğimi dillendirebilseydim çoğu zaman, yazmazdım zaten, ki bu yazma eylemi öyle edebi bir durum da değil, okuma-yazma da ki yazma..
siyah kelebek dedi ki…
tamamen katılıyorum heleki kadın yazarların argoları hiç çekilmez tamamen yapmacık duruyo..İnsan sırf okunmak için argo yapmamalı bana göre..Ve bazen tesadüfen rastlıyorum ve o blogdan yalınayak kaçıyorum desem yeridir..Bazılarını inadına takip ediyorum..onlara kızıp sövüyorum içimden bende böle stres atıyorum :)
siyah kelebek dedi ki…
ya bide burası serbest alan isteyen istediğini yazar isterse küfür eder lafına dahiç katılmıyorum..yok öyle bir dava her içinden geleni yazarsın ama oranı buranı açığa çıkaran kelimeler kullanmak bana göre argo ve küfürün dışında tamamen terbiyesizliktir..Benimde bir kaç izlediğim blog var ama dosunda ve haklı argolar yapıyorlar yani küfürsüz onları seviyorum okumayı
devenin_bale_papucu dedi ki…
@siyah kelebek yorumun için sağolasın benim gibi düşünenlerin olması güzel..bende mi var bi tuhaflık dyordum bende:) sağolun ...
Zeugma dedi ki…
O tür bloglardan hoşlanmıyorum. Hatta arada kaçmışsa argo bir sözcük uyarı bırakıp yorum yapmadan ayrılıyorum.
Ama harf değiştirerek ya da sözcükteki bir iki harfi noktalayarak yazıyorlarsa sorun yok bence..Sonuçta bunlar okuduğum mizah dergilerinde de var..
Sevgiyle kal..
Ömür Yanıkoğlu dedi ki…
İnsanların günlük konuşmalarında küfürlü kelimeleri kullanmak istemeleri bana da garip geliyor... Mesela bir işletmede müşterilerle ilşetişim halinde birisi oldukça düzgün bir Türkçe ile konuşuyor da neden ilk boş kaldığı anda arkalarından atıp tutuyor!? Yani hiç gerek yokken bile -ki gerek olmaz zaten böyle bir şeye, neyse...
devenin_bale_papucu dedi ki…
@Zeugma yorum için sağolasın..biliyon mu ben o mizah dergilerini de okumuyorum o kadar gıcığım düşün:))

@Ömür Yanıkoğlu, öncelikle bloga uğradığınız için teşekkürederim sonra da yorum için teşekkürederim..
The İbrahim Ortach dedi ki…
argo baklaya benzer. zamanı gelince ağızdan çıkması gerekebilir. bunun dışında fazla tekrarı ağzına biber sürülmesi gereken bir durum olabilir insanların ancak kim kimin ağzına biber sürecek ve bu kadar biber stoğunu nerde bulucaz. ben maçlara gitmezdim eskiden bakardım halim selim efendi arkadaşlar neler söylüyor. hayret derdim bu söz bu adamdan mı çıkıyor...
devenin_bale_papucu dedi ki…
isteyen istediği kadar argo konuşsun hatta hiç normal konuşmadan sürekli argo konuşsun kimin umrumda :)) ben sadece bunlardan hoşlanmadığımı yazdım..herşeyin bi dozu vardır aşırısı mide bulandırıyor bence..yorum için tşk ederim @The İbrahim Ortach, yine bekleriz :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…